Gösteriliyor 7

Şeair-i İslâmiye

Sekizinci Nükte: Buna dair bir düstur-u hakikatı beyan etmek lâzım. Şöyle ki: Nasıl “hukuk-u şahsiye” ve bir nevi hukukullah sayılan “hukuk-u umumiye” namıyla iki nevi hukuk var; öyle de: Mesail-i şer’iyede bir kısım mesail, eşhasa taalluk eder; bir kısım, umuma, umumiyet itibariyle taalluk eder ki; onlara “Şeair-i İslâmiye” tabir edilir. Bu şeairin umuma taalluku cihetiyle umum onda hissedardır. Umumun rızası olmazsa onlara ilişmek, …

HÜKÜM VE İDARE

Bil ki, idareye hâkim olmak büyük bir iştir; adalet ve insafla yapılırsa, Allah’ın yeryüzünde halifeliğidir. Adalet ve insaftan uzak olursa lânetli şeytanın halifeliği olur. Zirâ fesada vesile olan idarecinin zulmünden büyük bir şey yoktur… … …Anlatılan adalet de, on kaide ile mümkün olur. Birinci Kaide: Her işte kendini memur, başkasını âmir farz etmelidir. Kendi nefsine …

KIYAFETLERE MÜDÂHALE

İslâm devletleri tarihinde, insanların kılık kıyafetlerine ilk defa müdâhale eden, muhtemelen Abbasi Sultan-Halifesi Mansur’dur. Nitekim o, hicri 153. senede, yâni Ebu Hanife’nin ölümünden üç sene sonra, Müslümanları kalansuva denen şapkaları giymeye zorladı: Müslümanların o zamana kadar taktıkları sarıklar kaldırılacak, yerine, daha ziyade Bizanslıların kullandıkları kalansuva giyilecektir. (1) Tabii ki, itiraz yetenekleri ellerinden alınmış Müslümanlar, kelleleri …

EMR-İ Bİ’L-MARUF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKERİN FARZ OLMASI

Bil ki bunlar farzdır. Özürsüz onu bırakan âsi olur. Allah Teâlâ buyurur: “Sizden, insanları iyiliğe davet eden, kötülüklerden nehyeden bir topluluk bulunsun.” Bu âyet-i kerime, marufu emrin ve münkeri nehyin farz olduğuna delildir. Fakat farz-ı kifâyedir. Bazı kimselerin yapması, kifâyet eder… Allah Teâlâ marufu emretmeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi bir araya getirip din ehlini …

“TAŞLARI YEMEK YASAK” Kitabından…

… İslâm’ı modern dünyanın şartlarına adaptasyon sağlama için elverişli bir ideoloji olarak kullanabilirsiniz. Faizsiz bankalar, cinsiyete göre ayrılmış plajlar, namaz vakitlerini hatırlatan aygıtlar, abdest almayı kolaylaştıran buluşlar ve nihayet her hal ve şartta Müslüman kalmayı mümkün kılan bir içtihatlar ve fetvalar silsilesiyle gönül rahatlığı içinde değişen şartlara uyabilirsiniz. Kısacası, eğer İslâm’ı olduğundan farklı bir tarzda …

1970 Yıllığından İtrail Haberleri

Yahudiler malum, bin yıllardır insanlığın başına bela olmaktadırlar. 7 Ekim senaryoları ile bu süreçlerin başladığını sanan çok sayıda cahil insanı da manipüle etmeye devam etmekteler. Filistin meselemiz isimli yazımızda detayları bulunan özet geçmişe ilave 1970 yılına ait bir yıllıktan kronolojik sıralama ile verilen haber başlıklarından yahudilerle ilgili olanlarını yorumsuz olarak aşağıda paylaşıyoruz: 05 Ocak 1969 …

Ramazan Risalesinden

Dördüncü Nükte Ramazan-ı Şerifteki oruç, nefsin terbiyesine baktığı cihetindeki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Nefis, kendini hür ve serbest ister ve öyle telâkki eder. Hattâ, mevhum bir rububiyet ve keyfemâyeşâ hareketi, fıtrî olarak arzu eder. Hadsiz nimetlerle terbiye olunduğunu düşünmek istemiyor. Hususan, dünyada servet ve iktidarı da varsa, gaflet dahi yardım etmişse, bütün bütün gasıbâne, hırsızcasına, nimet-i İlâhiyeyi hayvan gibi yutar. İşte, Ramazan-ı Şerifte, en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki, kendisi malik değil, memlûktür; hür değil, abddir. Emrolunmazsa, en âdi ve en rahat şeyi de …

error: Content is protected !!