SABIR VE ŞÜKÜR

Bil ki, tevbe sabırsız mümkün olmaz. Hatta hiçbir farzı edâ etmek ve hiçbir günahtan el çekmek sabırsız mümkün olmaz. Bunun için Resûlüllah’a (a.s.m): “îman nedir?” diye sorduklarında: “îman sabırdır” diye cevap verdi. Diğer bir hadiste: “Sabır, îmanın yarısıdır” buyurur.

Sabrın fazilet ve üstünlüğü içindir ki, Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ yetmiş yerden fazla onu zikretmektedir ve her yüksek dereceyi sabra havale etmektedir. …

Yine sonsuz sevapları sabra havale edip buyurur ki: “Sabredenlere ahirette ancak sayısız mükafatlar verilir.” Allah Teâlâ, sabredenlerin yardımcısı olduğunu: “Allah sabredenlerle beraberdir.” âyetiyle de va’d buyurur….

…

Resûlüllah (a.s.m) buyurur ki: “Ey ashabım, eğer bugünkü halinize sabretseniz, benim yanımda her birinizin ameli, hepiniz kadar amel yapmasından bana daha sevgilidir. Fakat korkarım ki, dünya kapısı size açılır, birbirinize düşman olursunuz ve göktekiler de size düşman olur. Sabredip sevabı bekleyen kimse, tam sevap alır. Sabrediniz, zira dünya bâki kalmaz, Allah’ın sevabı bâki kalır.” deyip, “Sizin yanınızda bulunan tükenir; Allah’ın katında bulunan ise ebedîdir. Elbette sabredenlere de mükâfâtlarını, yapmakta olduklarının daha güzeli ile vereceğiz.” âyetini okudu. (Nahl Sûresi: 96)

…

Resûlüllah (a.s.m) Ensardan bir topluluk gördü. “Siz mü’min misiniz?” buyurdu. “Evet, Ya Resûlüllah!” dediler. Resûlüllah (a.s.m), “îmanın alâmeti nedir?” buyurdu. “Nimete şükrederiz, sıkıntıya sabrederiz ve Allah’ın hükmüne rıza gösteririz.” dediler. Resûlüllah (a.s.m): “Kabe’nin Rabbi hakkı için siz mü’minsiniz” buyurdu.

Hz. Ali (r.a) buyurur ki: “Sabrın îmandaki yeri, başın bedendeki yeri gibidir. Sabrı olmayanın îmanı olmaz.”

İMAM GAZALİ/KİMYÂ-YI SAÂDET/ İkinci Asıl

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!